Erzurum Palandöken Tuzcu Köyü’ndeki Yunus Emre Türbesi

Erzurum Palandöken Tuzcu Köyü’ndeki Yunus Emre Türbesi

İl: Erzurumİlçe: PalandökenKöy: TuzcuMahalle: Tuzcu Mh. Adres: Tuzcu Mh. Yolu No:16

Yunus Emre ve Tapduk Emre’nin kabirlerinin bulunduğu rivayet edilen yerlerden biri de Erzurum Palandöken’deki Tuzcu Köyü. Köy, çeşitli kaynaklarda Duzcu, Dutçu, Düzcü, Müşkivank ismiyle de geçiyor (1,2,3,4,5).

Nezihe Araz, Anadolu Erenleri’nde burayı şöyle anlatıyor (4):

Erzurum’un Tuzcu köyünde Yunus’la sevgili şeyhi Tapduk yan yana, koyun koyuna yatarlar. Yunus’un kabri üzerine kokan kekik başka hiçbir dağda bulunmaz. Toprak bütün cömertliğini ona vermiştir. Yedi dağ ardından, Yunus’un burcu burcu kekik kokan toprağının haberini alırsın.

Yunus Emre’nin buradaki türbesi, Tuzcu Mahallesi Mezarlığı’nın içinde yer alıyor. Otların bürüdüğü mezarlıkta, sekiz sütunun taşıdığı sekizgen bir kubbenin altında, Tapduk Emre ve Yunus Emre’ye ait olduğu rivayet edilen iki mezar bulunuyor. Bilindiği kadarı ile mezar taşlarını Erzurumlu İbrahim Hakkı diktirtmiş.

Ulaştığımız kaynaklardan Fuad Köprülü (1), Abdülbaki Gölpınarlı (2) ve Halim Bâki Kunter (3), İbrahim Hakkı hazretlerinin işaretini de dikkate alarak  rivayetleri değerlendirmiş, buradaki kabirlerin büyük ihtimalle makam olduğu sonucuna ulaşmışlar.

2021 yılı Ağustos ayında buraya yaptığımız ziyaret sırasında Erzurum’lu araştırmacı Abdurrahman Zeynal Bey grubumuzu burada karşıladı ve bize türbe ve bölge hakkında bilgi verdi. Kendisi, Pir Ali Baba Vakfiyesi’nde verilen bilginin, İbrahim Hakkı hazretleri rivayetini desteklediğini bildirdi.

Türbedeki bilgilendirme yazısı

Yunus Emre, 13. yüzyılan başlarında Sakarya ırmağı çevresinde bir köyde doğmuş, 1381’li yıllarda vuslata ermiş, tasavvuf ehli, Türk dilini en iyi kullanan, Ön Asya’yı gezip dolaşmış bir şairimizdir. Arapça ve Farsça bildiği bilinen şairimizin günümüze kadar ulaşmış, Yunus Emre Divanı, Er- Risaletun Nushiyye ve 573 beyitlik şiiri bulunmaktadır. Şeyhi Tapduk Emre’dır.

Yunus Emre’nin ülkemizin çeşitli yörelerinde 9 ayrı mezarının bulunduğu iddia edilmektedir. Bu da Türk insanının Yunus Emre’yi ne kadar sevdiğini ve kabullendiğini göstermektedir. Bu mekan, makam değil türbedir.

1703 yılında Erzurum Hasankale’de doğup, 1780 tarihinde Siir Tillo’da Hakka yürüyen, insanlık alemine ilmi ve sosyolojik 38 değerli eser kazandıran İbrahim Hakkı Hz. Yıllar süren araştırmalar sonucunda, Yunus Emre ve Tapduk Emre’nin asıl mezarının burası olduğuna hükmetmiş ve mezarları kendi yaptırmıştır.

Bu tarihi iddiayı değerli ilim adamlarımızdan; Fuat Köprülü, Abdülbaki Gölpınarlı, Z. Fahri Fındıkoğlu, A. Şerif Beygu ve Muhan Bali’de desteklemişdirler.

Ruhları şad olsun.
“Yaradılanı hoş gör, Yaradandan ötürü”
Yunus Emre

Fuat Köprülü’nün Erzurum’daki Yunus Emre türbesi hakkındaki düşünceleri

Fuad Köprülü, Tuzcu Köyü’ndeki türbeler hakkındaki düşüncelerini şu şekilde aktarmıştır (1):

Erzurum’a bir buçuk saat uzakta bulunan Palandöken dağlan eteğinde şarktan Erzurum ovasına bakan Dutçu köyünde Tapduk Emre ile Yûnus Emre’nin türbeleri vardır. Duvarla mahfuz ve kalın odun parmaklıkla mücehhez olan bu türbenin bulunduğu bu köy ve çevresindeki yerler, Ali Baba dergâhına vakfedilmiştir. Dutçu köyünde her namazdan sonra Yûnus’un rûhuna Fâtiha ithâf ederler ve yazın Erzurum’dan birçok adamlar onun ziyâretine gelerek, Yemen illerinde Veysel-Karânî İlâhîsini okurlar*; lâkin Yûnus’un o yerlere gidip yerleştiğine dair elimizde tarihî hiçbir kayıt bulunmadığı gibi, Tapduk Emre’nin de Sakarya havâlisinde münzevî olarak yaşadığını bildiğimiz için, bu makâmı da Yûnus’un hakîki medfeni saymak mümkün değildir.

* Erzurumlu bir talebenin, bana vermiş olduğu bu bilgiyi, Rızâ Tevfik Bey de, Peyam’daki makâlesinde Erzurumlu bir dostundan naklen kuvvetlendiriyor. Erzurumlu ihtiyar bir sahaftan aldığım bilgiye göre, bu türbede eski ve çok büyük bir Yûnus Dîvânı da mevcut imiş; Yûnus’un eserleri ve menkabeleri bütün o yerlerde pek tanınmış ve yaygın bulunuyormuş.

Abdülbaki Gölpınarlı’nın Erzurum’daki Yunus Emre türbesi hakkındaki düşünceleri

Abdülbaki Gölpınarlı, Yunus Emre ve Tasavvuf isimli eserinde bu türbeden şöyle bahsetmiş (2).

Erzurum’da Düzcü köyünde

Köyün güneyinde ve yanında tahta parmaklıkla çevrilmiş iki merkadin biri Tapduk Emre’ye, öbürü Yunus Emre’ye aittir. Tapduk’un mezar taşında, Arap harfleriyle «Al-Fâtiha – Kutb-al-ârifîn Tapduk Emre – Kaddasallâhu sırruhu – 797», Yunus’un mezar taşında, «Al-Fâtiha – Al- ârifu billâh Yunus Emre – Kaddasallâhu sırruhu – 797» satırları yazılıdır. Bu mezar taşlarını, 1772 de ölen ve «Ma’rifet-Nâme» adlı değerli eserin müellifi bulunan Erzurumlu Şeyh İbrahim Hakkı diktirmiştir [86]. Eski, vakfiyelerde Yunus’tan bahsedilmemesine [87], şeyhin ve dervişinin, aynı yılda ölmüş gösterilmesine, 1772 den önce, böyle iki merkadin icad edilmesine bakılırsa bu mezarı, ya bir tecellînin, yahut bir rüyanın meydana’ getirdiğine hükmetmek gerektir (Bu mezar hakkındaki bilgiyi, Abdürrahim Şerif Beygu’nun «Erzurum Tarihi, Anıtları, Kitâbeleri» adlı eserinden aldık, İst, 1936,’s. 170-173). Burda, 707 Hicride (1307-1308) kitap yazan bir adamın, 797 Hicriye (1394-1395) kadar yaşamasına imkân olmadığım da söyliyelim.

Halim Bâki Kunter’in Erzurum’daki Yunus Emre türbesi hakkındaki düşünceleri

Halim Bâki Kunter, Yunus Emre, Belgeler – Bilgiler isimli eserinde konuyu şu şekilde ele alır (3):

Erzurum’a bir saat kadar mesafede Tuzcu köyünde Yunus Emre ve Tapdık Emre adına iki mezar vardır. Bu köyün diğer bir adı da Müşkivank’dır.

1960 Yılı Genel Nüfus Sayımı sonuçlarını vere Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü’nün 444 sayılı yayınanda bu köyün adı Tuzcu olarak yazılıdır. 282’sı kadır, 307’si erkek olmak üzere 589 nüfusu vardır.

Bursa’daki Yunus Emre makamı Burnsalı İsmail Hakkı merhumun işaretile yapıldığı gibi Erzurum’daki de Marifetname sahibi İbrahim Hakkı (öl. 1172) tarafından vücuda getirilmiştir.

Erzurum Tarihi müellifi Abdürrahim Şerif Beygu Tuzcu Köyü’ndeki Yunus ve Tapdık mezarları hakkında bilgi vermiş ve bunların H. 1193’te yapıldıklarını kaydetmiştir. Aslen Erzurumlu olan Prof. Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu da bu mezarlara dayanarak Yunus’u Erzurumlu saymaktadır.

Maarif Vekaletinin yaptığı anketi 10/9/1944 tarihinde 4538 sayı ile cevaplayan Erzurum Maarif Müdür Vekili Ali Oğuzcan yazısında şu izahı vermektedir.

“Bu mezarlar Erzurum şehrinin batı yönünde bir saat kadar mesafede bulunan Tuzcu Köyü’nde bulunuyordu. İkisi de aynı cins taştan, aynı şekilde ve büyüklüktedir. Yan yana ve hala sağlam, dikili bir halde bulunan bu mezar taşlarının etrafı tahta parmaklıkla çevrilmiştir. Köyün haricinde bir kenardadır (resim 62).

Yunus Emre’yle Tapdık Emre’ye aidiyetini bildiren her iki mezar taşındaki kitabelerdir. Bunlardan birinde aynen:
El fatiha
Kutbülarifin Tapdak Emre
Kaddesallahü taalaâ
Sırrehu sene: 797

diğerinde:
El fatiha
Elârif-i Billâh Yunus Emre
Kaddesallahü taalâü
sırrehu sene: 797

kitabeleri mevcuttur.

Bu mezar taşları meşhur İslam-Türk allamesi Marifetname sahibi İbrahim Hakkı Hazretleri tarafından yaptırılmıştır. Mezar taşlarının yapıldığı tarih hicri 1193 olarak gösteriliyor (Abdürrahim Şeref Beygu, Erzurum tarihi, sayfa 173).

Bundan evvel eskiden bir mezar mevcut olup olmadığı veya bir makamın bulunup bulunmadığı tahkik edilemedi. Rivayete nazaran yokmuş. Yalnız halkta, köylülerde Yunus Emre’nin burada bulunduğuna dair rivayet ve inanış vardır.

İbrahim Hakkı hazretleri bu köye Yunus Emre’nin maneviyatından feyz almak için gelmiş ve bugünkü mezar taşlarını yaptırmıştır. İbrahim Hakkı hazretlerinin ne gibi esaslara istinaden bu mezar taşlarını yaptırdığı belli değil. Bunun eskiden halkta mevcut rivayet ve inanışlara istinaden sırf manevi istidalat ile yaptırıldığını zannetmekteyim. Bunları tarihi bir hakikat olarak ortaya çıkarabilmek için başka bir kayıt ve vesaik bulunamamıştır.

Erzurum tarihini yazan Abdürrahim Şeref Beygu Erzincan’da bulunan Pir Ali Baba, Ahi Yusuf gibi dier zatlara ait mezar ve tapu kayıtlarını araştırmış, bunlara dair bazı vesikalar bulmuştur. Fakat Yunus Emre’yi ilgilendiren bir kayda tesadüf edilememiştir.

Yunus Emre’nin soyundan geldiğini iddia eden kimseye rastlanmamıştır.

… Bütün bunlar Yunus Emre’nin meşhur ve söz şahsiyetinin, Anadolu’nun birçok yerlerinde olduğu g2ibi, halk arasında husule getirdiği rivayet ve menkıbelerden başka bir şey olmadığını saygılarımla arz ederim.”

Halim Baki Kunter, Fuad Köprülü ve Abdülbaki Gölpınarlı’nın değerlendirmelerine yer verdikten sonra şunları söylemiştir:

Tarafımızdan Vakıflar Arşivi’nde yapılan araştırma ve incelemelerde, Erzurum’a ait 197 numaralı defterde, Yunus’a dair bir kayıt bulunamamıştır.

Bu durum müvacehesinde Erzurum’daİbrahim Hakkı merhum tarafından inşa ettirilen mezarların Tapdık’a ve Yunus’a ait birer makam oldukları sonucuna varıyoruz.

Kaynaklar
  1. Köprülü, M. Fuad. Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar. 9. Baskı. Akçağ Yayınevi. Ankara. S 259-262
  2. Gölpınarlı, Abdülbâki. Yunus Emre ve Tasavvuf. Remzi Kitabevi. İstanbul, 1961. S 74-84
  3. Kunter, Halim Bâki, Yunus Emre, Bilgiler-Belgeler, Ankara 1966. 72-74
  4. Araz, Nezihe. Anadolu Erenleri, 9. Basım. Özgür Yayınları. İstanbul, 2000. s 86-90
  5. Wikipedia, Yunus Emre Türbesi maddesi. Son erişim 13.03.2022. tr.wikipedia.org/wiki/Yunus_Emre_Türbesi